Mimar ve Mühendisler Grubu’nun 21.03.2018 tarihinde Bursa Merinos Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği “1. Sanayinin Dijital Dönüşümü” Çalıştayı yoğun katılımla tamamlandı.

17-18 Ekim 2018 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan “MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi”nin hazırlık çalışmalarından birisi olan, “Yapay Zeka, Robotlar ve Sanayide Dijital Dönüşüm” alt başlığı ile gerçekleştirilen “1. Sanayinin Dijital Dönüşümü” Çalıştayı MMG Bursa Şube Başkanı Rasim Serim’in açılış konuşmalarıyla başladı:

“Sayın Valim, Sayın Rektörüm, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Sayın Bilim Sanayi ve Teknoloji Müsteşarım, Sayın Bursa Ticaret Sanayi Odası Başkanım, Sayın Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanım, değerli konuklar, değerli basın mensupları ve sevgili öğrenciler, sizi şahsım ve Mimar ve Mühendisler Grubu Bursa Şubesi Yönetim Kurulu adına sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Bugün, ülkemizin büyüme hedeflerinden biri olan “Sanayinin Dijital Dönüşümü” Çalıştayının ilkini Bursa’da yapmanın heyecanı içerisindeyiz. Bu çalıştay da sizlerle birlikte olmaktan, sizleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğumuzu ifade etmek istiyorum.

 2017 YILINDA DÜNYA EN ÇOK SANAYİNİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNÜ KONUŞTU

Değerli konuklar, 1, 2 ve 3’üncü sanayi devrimi geride kaldı, 4’üncü sanayi devrimini konuşuyoruz. 2017 yılında dünya en çok sanayinin dijital dönüşümünü konuştu. Ülkelerin büyüme stratejilerinden biri olan sanayinin dijital dönüşümü dünya ekonomi merkezlerinin üst sıralarında yer aldı. Bu süreç ile ucuz iş gücüne dayalı üretim modelleri tehdit altında olacak. Fabrikalarda büyük değişim yaşanacak, mevcut fabrikaların bu süreci yönetmesi ile verimlilik ve rekabetçilik açısından önemli hale getirecektir. 4’üncü sanayi devrimi ile üretim maliyetlerinde %30 düşüş, satışlarda %30 artış beklenmektedir. Hindistan, Çin ve Türkiye gibi ülkelerin düşük üretim ve işçilik maliyetleriyle ön planda olduğu görülmektedir. Ancak ülkelerin ucuz iş gücü maliyetleri ile mevcut durumdaki üretim merkezlerini elinde tutması mümkün görünmemektedir.

Değerli konuklar, sanayide dijital dönüşümü gerçekleştirmek; üretim hatlarına, tedarik zincirine ve değer hatlarının bütününe entegre etmekle ilgilidir. Bu sürecin başarısı ve sürdürülebilirliği teknolojiyi ülkemizde geliştirmekle mümkündür. Türkiye’nin bilgi ve teknoloji üretmeden gelişmesi de kalkınması da mümkün değildir. Küresel bir güç olmak istiyorsak hızla kendi teknolojimiz ile üretime başlamamız gerekiyor. Ülkemizde teknolojilerin geliştirilmesi ile teknolojide dışa bağımlılığımızı önemli ölçüde azaltacak küresel rekabette avantaj sağlayacaktır.

4. SANAYİ DEVRİMİ DEĞER KARARLILIK İSTEYEN BİR EKİP İŞİDİR

Değerli konuklar, şunu biliyoruz ki; sanayinin dijital dönüşümü, tek bir şirketin veya bir sektörün, tek bir teknoloji ile başaracağı bir süreç değildir. 4. Sanayi Devrimi, değer zincirinin tüm halkalarının rol aldığı, kararlılık isteyen bir ekip işidir. Kamu, özel sektör ve akademinin el ele koştuğu sürdürebilir bir ekosistemi hep birlikte yaratabiliriz. Geleceği iyi planlamak için yarının fırsat ve tehditlerine uygun olacak şekilde bugünden konuşup ve tedbirlerini almalıyız. Bu nedenle bu çalıştayın zamanlamasının çok yerinde olduğunu düşünüyorum.

Bugün burada bu çalıştay ile birbirinden değerli konu ve konuklarımızla ufuk açacağımıza ve katkı sağlayacağımıza inanıyorum. Geleceğe dönük çalışmalarda fayda sağlaması temennisi ile sizleri saygı ve sevgi ile selamlıyor, bu programın yapılmasında desteklerini esirgemeyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanına, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanına ve BEBKA Genel Sekreterine ve katılımlarınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.”

MMG Bursa Şubesi Başkanı Rasim Serim’in açılış konuşmasının ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen MMG Genel Başkanı Osman Balta şöyle konuştu:

“Sayın Valim, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Sayın Rektörüm, Sayın Müsteşarım ve değerli misafirler Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi etkinliğimizin hazırlık çalışmalarından birisi olan Bursa’mızda düzenlediğimiz Sanayinin Dijital Dönüşümü Çalıştayı’na hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.

1996 yılında resmi kuruluşunu başlatan Mimar ve Mühendisler Grubu Türkiye’ye yayılı 24 ilde teşkilatlanması olan, 4 bini aşkın üyesiyle 20 yılı aşkın süredir ülkemizde birçok hizmete imza atmış önemli bir sivil toplum kuruluşudur. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak yıl içerisinde yaptığımız en önemli etkinliklerden birisi de “Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi” programıdır. Geçen yıl ikincisini düzenlediğimiz, bu yıl Ekim ayında üçüncüsünü düzenleyeceğimiz Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’ne hazırlık amacıyla Bursa Şube’mizin ev sahipliğinde düzenlediğimiz “Sanayinin Dijital Dönüşümü Çalıştayı”nda sizlerle birlikte bir arada bulunmaktan dolayı çok mutluyuz.

SANAYİDE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜ TAMAMLAMAMIZ GEREKİYOR

Türkiye’nin orta gelir düzeyini aşması için yüksek teknolojili üretime yönelmesi gerektiği son yıllarda çeşitli platformlarda dile getiriliyor. Sivil toplum kuruluşları ve çeşitli kurumlar inovatif çalışmaları özendirecek yarışmalar düzenliyor. Devletimiz bu çalışmaları teşvik edici mekanizmalar kuruyor. Bütün bu girişimlere ve çabalara karşı yüksek teknoloji ürünlerinin genel sanayi üretimi ve ihracatımız içindeki payı istenilen oranda ve hızda artmıyor. Çeşitli platformlarda dile getirildiği üzere geliştirilen inovatif ürünlerin, ortaya konulan icatların sanayi ürününe dönüşmesi aşamasında aksamalar meydana geliyor.

Bilindiği üzere ülkemizin 2023 yılında dünyanın ilk on ekonomisi arasında yer alması hedefi bulunmaktadır. Belirlenen hedefe ulaşmamız kamunun ve özel sektörün küresel rekabete tam anlamıyla hazır olması ve bilgi ekonomisini en iyi şekilde değerlendirmesine bağlıdır. Ülkemiz özellikle son yıllarda sergilediği performansı ile ekonomik olarak önemli bir aşamada bulunmaktadır. Geldiğimiz bu kritik aşamada sanayinin dijital dönüşümünü merkeze alarak teknolojiyi sadece kullanan değil aynı zamanda üreten bir ülke konumuna gelmesi, yeni kalkınma hamlesiyle birlikte sanayide yüksek teknolojiye hızla geçme mecburiyetimiz bulunmaktadır. Halihazırda ürettiğimiz ürünlerin sadece %3,5’i ve ihraç ettiğimiz ürünlerin ise %3,7’si yüksek teknoloji ürünüdür. Gelişmiş ülkelerde ise bu oran %20 ve üzerinde bulunmaktadır. Ülke olarak bizim de mutlaka yüksek teknolojili ürünler üretebilecek sanayide dijital dönüşümü tamamlamamız gerekiyor.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİDİR

Ülkemizin bilim ve teknoloji politikalarına, stratejilerine baktığımızda kurumlar arası iş birliğine verilen önem daha da ileri düzeydedir. Kamu, özel sektör ve üniversite iş birliği eskiye nazaran daha iyi konumdadır. Ülkemizin bilim ve teknoloji politikaları çok katılımlı ortamlarda belirlenmekte ve bu da beraberinde ülkemizin ihtiyaçlarına odaklı, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar üretmemizi ve bütün tarafların bu politikaları sahiplenmesini sağlamaktadır. Ülkemizde son yıllarda Ar-Ge çalışmalarına yönelik önemli teşvikler uygulamaya konuldu. 1 Mart 2016 tarihinde yürürlüğe giren Ar-Ge reform paketi, teknoloji geliştirme bölgeleri başta olmak üzere ülkemizin kalkınması açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Ar-Ge reform paketinin öznesinde özel sektör yer almaktadır ve üniversite destekli Ar-Ge inovasyon çalışmalarına ürünün markalaşması ve ticarileşmesi sürecine önemli destek vermektedir. Bu gibi olumlu gelişmeleri ülke olarak kamu-üniversite-sanayi-özel sektör iş birliğinin daha da ileri seviyeye taşımak için fırsat bilmemiz gerekiyor. Bilgi ekonomisini merkeze alan ve bilginin kaynağı üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi yüksek teknoloji tabanlı kalkınmamızın olmazsa olmazıdır.

Geleneksel sektörler gün geçtikçe karlılığını ve yenilik potansiyelini yitirme noktasına gelmektedir. Özellikle ülkemizde faaliyet gösteren başta kobiler olmak üzere birçok işletme özünde katma değeri düşük olan imalat odaklı alanlarda faaliyet göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında sanayinin dijital dönüşümü önem kazanmaktadır. İnternetin, dolayısıyla bilişimin hızla geliştiği, iletişimin daha da hızlandığı dünyamız üretimden bilgi temelli ekonomiye evirilmektedir. 1990’lardan sonra ve özellikle günümüzde gittikçe artan oranda bilim her şeyde belirleyici rol oynamaktadır. Ekonomide, savunmada, sağlıkta ve diğer alanlarda bilim ve teknoloji en belirleyici unsurların başında gelmektedir.

İYİ EĞİTİM ALMIŞ, YETENEKLİ, DENEYİMLİ İNSANLARA İHTİYAÇ VAR

Özellikle bilgilinin bu derece önemli bir düzeye gelmiş olması beraberinde dijitalleşmenin de günümüzde eskiden beri var olan geleneksel sektörlerin dönüşümünü getirmektedir. Bu durum bulut bilişim, bitcoin, yapay zeka, nesnelerin interneti, giyilebilir teknolojiler, beyin araştırmaları, biyo teknolojik malzemeler, insansız hava araçları, yeni nesil savaş teknolojileri gibi yeni iş kollarını doğurmaktadır. Aynı zamanda bu yeni ekosistem hem ülkemiz hem dünya ekonomisi açısından yeni fırsatlar sunmaktadır. İmalat odaklı işletmelerimizin tasarım ve ileri teknoloji odaklı işletmelere dönüşümünün anahtarı sanayinin dijital dönüşümünde yatmaktadır.

Bu dijital dönüşüm sürecinde özellikle üniversite çağındaki öğrencilerin dünyada karşılığı olan alanlara yönlendirilmesi önem arz etmektedir. Bu sadece üniversitelerdeki eğitim müfredatıyla sınırlı olmayıp ülke olarak teknoloji araştırma kurumları, fon yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılacak işbirliği çerçevesinde gerçekleşecektir. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak bu gibi çalışmalarda yer almayı, sanayi ve üniversitelerimizin bir araya gelmesinde aracılık yapmayı önemli vazifelerimiz arasında sayıyoruz. İleri teknolojili ve yüksek katma değerli ürün üretebilmemiz için iyi eğitim almış, yetenekli, deneyimli insanlara ihtiyaç var.

EKİM AYINDA “MMG 3. AR-GE & İNOVASYON ZİRVESİ VE SERGİSİ”Nİ DÜZENLEYECEĞİZ

Altyapı, stratejiler, plan ve programlar tam olarak hazırlanmış olsa bile başarının merkezindeki en önemli unsur yetişmiş kalifiye elemandır. Büyük işlerin altında her zaman yetişmiş beyinler vardır. Yüksek teknolojili ürünler için yatırımımızı öncelikle yetişmiş insanımıza yapmamız gerekiyor. Bu anlamda kamu, özel sektör, üniversiteler kadar sivil toplum kuruluşlarının da yükümlülükleri büyüktür. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak bu yıl Ekim ayında “MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi”ni düzenleyeceğiz. Düzenleyeceğimiz zirvede özellikle Ar-Ge’nin ticarileşmesi ve sanayinin dönüşümü hususlarını ele alacağız.

Bu zirve kapsamında savunma ve havacılıkta paradigma değiştiren teknolojiler, ulaşım sektöründe akıllı ve elektrikli ulaşım sistemleri, yapay zeka robotlar ve sanayi 4.0, yerel kalkınmada yaratıcı sektörler, mikrokredi kavramı, yeni nesil ödeme sistemleri ve paranın dönüşümü, blockchain teknolojileri, yenilenebilir enerji ve enerji dağıtım ağları kapsamında enerjinin dönüşümü, tarımın dönüşümü, özellikle sürdürülebilir rekabetçi ve sağlıklı gıda üretimi, sağlık endüstrisinin dönüşümünde medikal teknolojiler ve genetik ilaçlar, malzeme sektörünün dönüşümünde nano teknoloji ve ileri teknolojili malzemeler konularını tartışacağız.

ÖNEMLİ GÖRDÜĞÜMÜZ HUSUSLARI GÜNDEME GETİRMEKTEYİZ

Bugün 1’incisini Bursa’da düzenlediğimiz hazırlık çalıştay programımız olan Sanayinin Dijital Dönüşümü programından sonra Nisan ayı içerisinde 2’inci çalıştay programımızı Tarım Bakanlığı’mızla birlikte “Gıda ve Tarım Teknolojileri” konu başlıklı bir çalıştay yapacağız. 3’üncü hazırlık çalışma programımız ise Mayıs ayı başlarında Sağlık Bakanlığı ile birlikte gerçekleştireceğimiz “Sağlık Teknolojileri” konu başlıklı bir çalışma ile MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi programımızın ön çalıştaylarını tamamlamış olacağız. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak kurulduğumuz günden bu güne Türkiye’de sanayi ve mühendislik alanlarında önemli gördüğümüz hususları Türkiye’nin gündemine getirmenin yanında diğer bir önemli görev alanımız olarak saydığımız mimari, çevre ve şehircilik konularını da üniversitelerimiz ve kamuyla işbirliği halinde, sempozyum ve paneller düzenleyerek, iki ayda bir yayınladığımız Mimar ve Mühendis Dergimiz’de konu başlığı yaparak gündeme getirmekteyiz. Türkiye’de bu gibi konu başlıklarının uzmanları tarafından tartışılarak doğru olanına ulaşılmasına aracılık yapmaya çalışıyoruz.

ÇALIŞMALARIMIZI DAHA DA ARTTIRARAK SÜRDÜRECEĞİZ

Bu anlamda yıl içerisinde yapacağımız diğer önemli faaliyetlerden birisi de Şırnak Üniversitesi’nin ev sahipliğinde “Şırnak ve Civarının Yeniden İmarı” konu başlıklı bir sempozyum düzenleyeceğiz. Yine yıl sonunda önemli bir çalışmamız olacak olan “Doğru Şehir, İnsan, Mekan ve Çevre” konu başlıklı, geniş katılımlı bir çalıştay hazırlıklarımızı devam ettirmekteyiz. Sivil toplum kuruluşu olarak Mimar ve Mühendisler Grubu bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilkelerinden taviz vermeden inandığı değerler ışığında ülkemize mimarlık ve mühendislik alanlarında katkı sağlamak üzere çalışmalarını daha da arttırarak sürdürecektir.

Ülke genelinde yaygın şube ve temsilciliklerimizle birlikte bu ülkenin gelişmesi ve kalkınması için hep birlikte durmaksızın çalışmayı bu vatana bir borç olarak görüyoruz. Toplantımızın başta ülkemiz olmak üzere, bütün katılımcılar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinize şükranlarımı arz ediyorum.”

MMG Genel Başkanı Osman Balta’nın konuşmasının ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş teknoloji ve sanayideki büyüme hızının hizmet sektöründeki büyümenin çok üzerinde olduğunu söyledi. Üreten şehir Bursa’nın rekabet gücünün artması için önemli bir konunun çalıştayda ele alındığını anlatan Başkan Aktaş, “Değişim ve dönüşüme ayak uydurmak lazım. Ancak insan unsurunu unutmadan icatların ve yeniliklerin ortaya konmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. Ülke olarak artık güzel şeyler konuşuyoruz. Ufka daha vizyonel bakan bir bakış açımız var” diyerek, insansız hava araçları ve yerli araç gibi üretimlerle ilgili çalışmaların ülkedeki gelişime değer kattığını anlattı. Aktaş, dayanışma ruhuyla atılan adımların Türkiye’yi daha güzel yarınlara ulaştıracağına inandığını da sözlerine ekledi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Alinur Aktaş’ın ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Veysel Yayan, dünyanın yakın geçmişe kadar Çin ve Hindistan gibi ülkelerin düşük emeğe dayalı rekabetiyle karşı karşıya olduğunu, Almanya başta olmak üzere batı ülkelerinin buna karşı dijital ekonomiye geçme gayreti içine girdiğini belirtti.

Ucuz iş gücüyle söz konusu ülkelerle rekabet edemeyeceğini anlayan Çin’in de bu alana çok ciddi kaynak ayırdığını ifade eden Yayan, “Bizim sıkıntımız da burada. Biz ucuz iş gücüyle rekabet edelim diye tedbirler alırken karşımıza ucuz ve aynı zamanda robot kullanan bir yapı çıkmaya başladı. Dolayısıyla bununla rekabet edebilmek için onlardan daha hızlı hareket etmek mecburiyetindeyiz. Yavaş olmayı sistem kaldırmıyor, buna izin vermiyor” diye konuştu.

BU OLAĞANÜSTÜ BİR ARTIŞTIR

Yayan, Türkiye’nin ve bakanlığın bu noktada çok ciddi gayretleri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Geçen yıl 323 olan Ar-Ge ve 6 olan tasarım merkezi sayımız 900’ün üzerine çıktı. Bu yıl Ar-Ge merkezi sayımızın ilk altı ayda bin 150’ye, daha sonra bin 300’e çıkmasını bekliyoruz. Tasarım merkezi sayısını da 150’nin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Geçen yıl ki artış oranları Ar-Ge merkezlerinde 2,5 misli tasarım merkezlerinde ise yaklaşık 15 misli civarındadır. Bu olağanüstü bir artıştır. Bu konudaki artış eğilimi devam etmekle beraber bunu sadece artışa dayalı olarak sürdürmek istemiyoruz.”

RAKİP ÜLKELERİN GERİSİNDE KALMAYACAK PERFORMANSI HEDEFLİYORUZ

Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin içinin de doldurulmasını amaçladıklarını dile getiren Yayan, şunları kaydetti:

“Bu maksatla bu yıl içinde TÜBİTAK bünyesinde sanayiye yönelik doktora çalışmaları başlatacağız. ASELSAN’da, ASELSAN Akademi’de yüksek lisans ve doktora programlarını kendi ihtiyaçlarına özgün bir çerçevede gerçekleştirmek için bir program başlatıldı. Dolayısıyla üniversitelerimizi giderek daha fazla sanayinin içine çekme arzusu içindeyiz. Şu anda teknoloji geliştirme merkezlerinin sayısı 71’e ulaşmış durumda. Bu sayıyı önümüzdeki yıllarda artırmayı planlıyoruz. İzmir Yüksek Teknoloji Üssü’nü kurmayı planlıyoruz. Dolayısıyla tüm imkanlarımızla hem Ar-Ge, tasarım ve teknoloji geliştirme merkezlerimiz hem de organize sanayi bölgelerimizle Türkiye’nin bütün imkanlarını seferber ederek bu yarışın gerisinde kalmamak için azami gayret sarf ediyoruz. Türkiye’nin dijital ekonomiye geçişi konusunda azami süratle rakip ülkelerin gerisinde kalmayacak şekilde bir performansı hedefliyoruz.”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Veysel Yayan’ın ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Bursa Valisi İzzettin Küçük, “Alexis Tocqeville’in Amerikan Demokrasisi diye bir kitabı var. 20 yüzyılın en önemli eserlerinden bir tanesi. Bu kitapta Amerikan sistemi neden çok başarılı ve çok değerli bir toplum yapısı oluşturmuştur onu irdeliyor. Yani hem bir düzen kurmuştur dünya ölçeğinde başarılı olmuştur, öyle bir toplumsal ve devlet siyasi örgütlenme modeli çizmiştir ki dünyanın da lider ülkesi olmuştur. Hem de sadece teknolojide değil kültürde, sanatta vardığı sonuç şu; Amerikan toplumu alttan yukarı örgütlenen bir toplumdur. Kendi kendini inşa eden bir toplumdur. Hakemi seçiyor, şefi seçiyor, jüriyi seçiyor hep kendileri yapıyorlar. Örgütlü toplum, sivil toplum hayata bizzati kendi yön veriyor. Kendi içinde hayata el koyan toplum modeli. Amerika bunu çok iyi yaptığı için çok başarılı. Mevlana’nın bir sözünü hatırlatmak istiyorum. Diyor ki ‘Yumurtayı dışarıdan kırarsanız hayat son bulur, yumurta içerden kırılırsa hayat başlar.’ İçerden yapılan yapılar sonuç getirir. Sadece yukarıdan toplumun dışından toplumun bizzati kendisinin hiç rol almadığı modelde şehirler harap oluyor.

Şimdi klasik sanayiyi geçtik, dijital sanayi, yazılım sanayisi bunla bir karşılaşmamız var. Bunu ıskalamayalım. Klasik sanayiyi ıskaladık başarısız olduk çok kötü şehirler kurduk halen derdini çekiyoruz. Çok kötü bir çevrecilik örneği gördük. Bu ikinci meydan okumayı başarmamız lazım.

Mimar ve Mühendisler Grubu’na çok iş düşüyor. Dünya ufkunu muhakkak günümüzde tutmamız lazım. Önümüzdeki örnekleri Türkiye’ye getirmemiz lazım. Örgütlenme modellerini muhakkak çok iyi incelememiz lazım. Bu kâinatın dili matematiktir. O bilimlerden istifade etmeyen o bilimlerde başarılı olmayan yani mimar ve mühendis grubunun güçlü olmadığı hiçbir medeniyet başarılı olamaz. Bizim medeniyetin başarılı olduğu dönem matematik dilinin kullanıldığı dönemdir. O dil başka bir dildir, o dil ilahi bir dildir. Onu yeryüzüne indireceklerde mimar ve mühendislerdir.” dedi.

Etkinlik Altınay Robotik Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay’ın “Sanayide Dijital Dönüşüm” konu başlıklı gerçekleştirdiği sunumla devam etti.

Ardından Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulucay, “Sanayinin Dijital Dönüşümünde Üniversitelerin Rolü” konu başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Son konuşmacı olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zehra Çataltepe, “Nesnelerin İnterneti ve Yapay Zeka” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.

Etkinlik, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hülya Öztoprak Yılmaz’ın moderatörlüğünde “Sanayi Dönüşümünün Getirdiği Yenilikler ve Fırsatlar” başlıklı panelle sona erdi. Panelin konuşmacıları, Bosch San. Ve Tic. A.Ş. Endüstri 4.0 Projeleri Satış Direktörü Murat Kurtlar, Kırklareli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Asım Kurtoğlu, MÜSİAD Makine Sektör Kurulu Başkanı Dr. Ayhan Etyemez ve BEBKA Genel Sekreteri İsmail Gerim oldu.

Panelin ardından 1. Sanayinin Dijital Dönüşümü Çalıştayı sona erdi.

ETKİNLİĞİN FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ