Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından organize edilen “MMG 1. Gıda ve Tarımda Yenilik Çalıştayı”, 03 Mayıs 2018 Perşembe günü 09.00-16.00 saatleri arasında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürülüğü Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

Çalıştay’a; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Hadi Tunç, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, TAGEM Genel Müdürü H. Gazi Kaya, çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri konuşmacı ve panelist olarak katıldı. Kamu kurum amirleri ve personeli, öğretim üyeleri, MMG üyeleri ve öğrenciler Çalıştay’ı yerinde takip etti.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Mehmet Hadi Tunç, gıda ve tarım için kullanılan doğal kaynakların azaldığını belirterek, “Tarım ve gıda sektöründeki sorunları çözmek, sektörde sürdürülebilir bir kalkınma gerçekleştirmek her zaman için önemli ve stratejik bir alan olmuştur” dedi.

Tunç, çalıştayda yaptığı konuşmada, tarım ve gıdanın insanoğlunun varlığından beri süregelen iki konu olduğunu söyledi.

Dünyada nüfusun hızla arttığına işaret eden Tunç, “Gıda ve tarım için kullanılan doğal kaynaklar ise azalıyor. Bu nedenle tarım ve gıda sektöründeki sorunları çözmek, sektörde sürdürülebilir bir kalkınma gerçekleştirmek her zaman için önemli ve stratejik bir alan olmuştur” diye konuştu.

Tunç, gıda ve tarım sektörünün yaklaşık 6 milyon çalışanı, 60 milyar dolar civarındaki hasılası ve 17 milyar dolarlık ihracat kapasitesiyle Türkiye’nin stratejik alanlarından biri olduğunu vurgulayarak, Bakanlığın Ar-Ge çalışmalarına ve desteklerine dikkati çekti.

Çalıştayda konuşan Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Osman Balta:

“1996 yılında kurulan Mimar ve Mühendisler Grubu Türkiye’ye yayılı 27 ilde teşkilatlanması olan, 4 bini aşkın üyesiyle 20 yılı aşkın süredir ülkemizde birçok hizmete imza atmış önemli bir sivil toplum kuruluşudur. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak yıl içerisinde yaptığımız en önemli etkinliklerden birisi de “Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi” programıdır. Geçen yıl ikincisini düzenlediğimiz, bu yıl Ekim ayında üçüncüsünü düzenleyeceğimiz Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’ne hazırlık amacıyla Ankara Şube’mizin ev sahipliğinde düzenlediğimiz “1. Gıda ve Tarımda Yenilik Çalıştayı”nda sizlerle birlikte bir arada bulunmaktan dolayı çok mutluyuz.

Türkiye’nin orta gelir düzeyini aşması için yüksek teknolojili üretime yönelmesi gerektiği son yıllarda çeşitli platformlarda dile getiriliyor. Sivil toplum kuruluşları ve çeşitli kurumlar inovatif çalışmaları özendirecek yarışmalar düzenliyor. Devletimiz bu çalışmaları teşvik edici mekanizmalar kuruyor. Bütün bu girişimlere ve çabalara karşı yüksek teknoloji ürünlerinin genel sanayi üretimi ve ihracatımız içindeki payı istenilen oranda ve hızda artmıyor. Çeşitli platformlarda dile getirildiği üzere geliştirilen inovatif ürünlerin, ortaya konulan icatların sanayi ürününe dönüşmesi aşamasında aksamalar meydana geliyor.

SERMAYEMİZ ATALARIMIZIN HER BİR KARIŞINI KANIYLA SULADIĞI TOPRAKLARIMIZDIR

Bilindiği üzere ülkemizin 2023 yılında dünyanın ilk on ekonomisi arasında yer alması hedefi bulunmaktadır. Belirlenen hedefe ulaşmamız kamunun ve özel sektörün küresel rekabete tam anlamıyla hazır olması ve bilgi ekonomisini en iyi şekilde değerlendirmesine bağlıdır. Ülkemiz özellikle son yıllarda sergilediği performansı ile ekonomik olarak önemli bir aşama kaydetmiştir. Geldiğimiz bu kritik aşamada sanayinin dijital dönüşümünü merkeze alarak teknolojiyi sadece kullanan değil aynı zamanda üreten bir ülke konumuna gelmesi, yeni kalkınma hamlesiyle birlikte sahip olduğumuz toprağımızı en iyi şekilde değerlendirerek tarım, hayvancılık ve gıda alanında katma değeri daha yüksek olan ürünleri üretecek ve işleyecek yüksek teknolojiye hızla geçme mecburiyetimiz bulunmaktadır. Halihazırda ürettiğimiz ürünlerin sadece %3,5’i ve ihraç ettiğimiz ürünlerin ise %3,7’si yüksek teknoloji ürünüdür. Gelişmiş ülkelerde ise bu oran %20 ve üzerinde bulunmaktadır. Ülke olarak bizim de mutlaka yüksek teknolojili ürünler üretebilmek adına tarımsal ürünlerimizde de dijital dönüşümü tamamlamamız, topraklarımızı en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekiyor. Özellikle 21. yüzyılda daha da önem kazanan sürdürülebilir gıda üretimi konusunda ciddi atılımlar yapmamız gerekmektedir. Dünyada tarımsal üretimde 7’inci sırada ve Avrupa’da 1’inci sırada olan ülkemiz verimli tarım alanlarına sahip olması açısından çok önemli avantajlara sahiptir. Tarımsal ihracatımızın toplam ihracatımız içerisindeki payı %10 civarında olmasına ve tarım ürünlerinde dış ticaret fazlamız olmasına rağmen bu rakamlar ülkemiz ihracatı için yeterli değildir. Tarım Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de tarım alanları 1990 yılında yaklaşık 28 milyon hektar iken bugün itibariyle 23 milyon hektara gerilemiş durumda. Ülkemizin sanayiden, ticaretten çok daha önemli varlığı olan tarım alanlarımızın kaybedilmeden daha verimli bir şekilde tarım faaliyetlerinin yapılması, tarımsal ihracatımızın artırılması, tarım ürünleri çeşitliliğinin artırılması, buna bağlı olarak tarımda sanayileşmenin dünya ölçeğine ulaşması ve dolayısıyla Ar-Ge çalışmalarına tarım sektöründe de gerekli ölçüde yer verilmesi gerekmektedir. Ülkemiz çok önemli bir sermaye üzerinde bulunmaktadır. Bu sermaye atalarımızın her bir karışını kanıyla suladığı topraklarımızdır. Ve dünyanın diyebiliriz ki en verimli topraklarına sahip olmamıza rağmen bu verimli toprakları gerektiği gibi işlediğimizi söyleyemeyiz. Bu bir bilinç meselesidir. Ülkemizin tarımsal alanlarının azalmasının çok sebepleri var. Binalaşma, yanlış ve bilinçsiz tarım uygulamaları,  toprak analizi yapmadan gerçekleştirilen tarımsal faaliyetler, gerek doğal gerekse yanlış sulamadan oluşan erozyon gibi birçok husus sayılabilir. Bu olumsuzlukları gidermenin yolu ülkemizin tarım, gıda ve hayvancılık konusunda otoritelerinin sıklıkla bir araya gelerek beyin fırtınaları gerçekleştirerek Tarım Bakanlığımızın uygulamaya koyabileceği doğru projelerin geliştirmesine öncülük etmesidir. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak bizler her yıl gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi programı kapsamında gündeme getirmeyi önemli bulduğumuz gıda, tarım ve hayvancılık konularını kısmen de olsa tartışmak üzere tarafları bugün burada bir araya getirmekten dolayı mutluyuz. Bu çalıştayın gerçekleşmesinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımız ile TAGEM’in vermiş oldukları desteklerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

BİLİM HER ŞEYDE BELİRLEYİCİ ROL OYNAMAKTADIR

Geleneksel sektörler gün geçtikçe karlılığını ve yenilik potansiyelini yitirme noktasına gelmektedir. Özellikle ülkemizde faaliyet gösteren başta kobiler olmak üzere birçok işletme özünde katma değeri düşük olan imalat odaklı alanlarda faaliyet göstermektedir. Bu açıdan bakıldığında sanayinin dijital dönüşümü önem kazanmaktadır. İnternetin, dolayısıyla bilişimin hızla geliştiği, iletişimin daha da hızlandığı dünyamız üretimden bilgi temelli ekonomiye evirilmektedir. 1990’lardan sonra ve özellikle günümüzde gittikçe artan oranda bilim her şeyde belirleyici rol oynamaktadır. Ekonomide, savunmada, sağlıkta, gıda, tarım ve diğer alanlarda bilim ve teknoloji en belirleyici unsurların başında gelmektedir.

Özellikle bilginin bu derece önemli bir düzeye gelmiş olması beraberinde dijitalleşmenin de günümüzde eskiden beri var olan geleneksel sektörlerin dönüşümünü gerektirmektedir. Bu dijital dönüşüm sürecinde özellikle üniversite çağındaki öğrencilerin dünyada karşılığı olan alanlara yönlendirilmesi önem arz etmektedir. Bu sadece üniversitelerdeki eğitim müfredatıyla sınırlı olmayıp ülke olarak teknoloji araştırma kurumları, fon yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılacak işbirliği çerçevesinde gerçekleşecektir. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak bu gibi çalışmalarda yer almayı, sanayi ve üniversitelerimizin bir araya gelmesinde aracılık yapmayı önemli vazifelerimiz arasında sayıyoruz.

BAŞARININ EN ÖNEMLİ UNSURU YETİŞMİŞ KALİFİYE ELEMANDIR

Altyapı, stratejiler, plan ve programlar tam olarak hazırlanmış olsa bile başarının merkezindeki en önemli unsur yetişmiş kalifiye elemandır. İleri teknolojili ve yüksek katma değerli ürün üretebilmemiz için iyi eğitim almış, yetenekli, deneyimli insanlara ihtiyaç vardır. Yüksek teknolojili ürünler için yatırımımızı öncelikle yetişmiş insanımıza yapmamız gerekiyor. Bu anlamda kamu, özel sektör, üniversiteler kadar sivil toplum kuruluşlarının da yükümlülükleri büyüktür. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak bu yıl Ekim ayında “MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi”ni düzenleyeceğimiz etkinlikte özellikle Ar-Ge’nin ticarileşmesi ve sanayinin dönüşümü hususlarını ele alacağız.

Bu zirve kapsamında savunma ve havacılıkta paradigma değiştiren teknolojiler, ulaşım sektöründe akıllı ve elektrikli ulaşım sistemleri, yapay zeka, robotlar ve sanayi 4.0, yerel kalkınmada yaratıcı sektörler, mikrokredi kavramı, yeni nesil ödeme sistemleri ve paranın dönüşümü, blockchain teknolojileri, yenilenebilir enerji ve enerji dağıtım ağları kapsamında enerjinin dönüşümü, tarımın dönüşümü, gıda teknolojileri, özellikle sürdürülebilir rekabetçi ve sağlıklı gıda üretimi, sağlık endüstrisinin dönüşümünde medikal teknolojiler ve genetik ilaçlar, malzeme sektörünün dönüşümünde nano teknoloji ve ileri teknolojili malzemeler konularını tartışacağız.

ÇALIŞMAYI BU VATANA BİR BORÇ OLARAK GÖRÜYORUZ

Mart ayında 1’incisini Bursa’da düzenlediğimiz hazırlık çalıştay programımız olan Sanayinin Dijital Dönüşümü programından sonra bugün de Tarım Bakanlığı’mızla birlikte “Gıda ve Tarımda Yenilik” konu başlıklı 2’inci çalıştay programımızı gerçekleştirmekten dolayı kıvanç duymaktayız. Bugün gerçekleştirdiğimiz çalıştay kapsamında tarımda etkin Ar-Ge üniversite-sanayi iş birliğini, tarımda dijital dönüşümün esaslarını, biyoteknolojinin tarımdaki uygulamalarına ilişkin başarı öykülerini ve gelecek yönelimlerini, panelimizde tarımsal girdilerimizin yerlileştirilmesini ve millileştirilmesi konuları konuşulacak, hep birlikte tartışılacak. Bu konuların yanında tarımda en önemli girdi olan toprağımızı ve suyumuzu en etkin şekilde nasıl kullanmamız gerektiği hususlarını da tartışıyor olacağız.

Mimar ve Mühendisler Grubu olarak kurulduğumuz günden bu güne Türkiye’de sektörlere yönelik teknolojik alanlarda önemli gördüğümüz hususları Türkiye’nin gündemine getirmenin yanında diğer bir önemli görev alanımız olarak saydığımız mimari, çevre ve şehircilik konularını da üniversitelerimiz ve kamuyla işbirliği halinde, sempozyum ve paneller düzenleyerek, iki ayda bir yayınladığımız Mimar ve Mühendis Dergimiz’de konu başlığı yaparak gündeme getirmekteyiz. Türkiye’de bu gibi konu başlıklarının uzmanları tarafından tartışılarak doğru olanına ulaşılmasına aracılık yapmaya çalışıyoruz. Yine yıl sonunda önemli bir çalışmamız olacak olan “Doğru Şehir, İnsan, Mekan ve Çevre” konu başlıklı, geniş katılımlı bir çalıştay hazırlıklarımızı devam ettirmekteyiz. Sivil toplum kuruluşu olarak Mimar ve Mühendisler Grubu bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilkelerinden taviz vermeden inandığı değerler ışığında ve mesleğimiz kapsamında ülkemize katkı sağlamak üzere çalışmalarını daha da arttırarak sürdürecektir.

Yaygın şube ve temsilciliklerimizle birlikte ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için hep birlikte durmaksızın çalışmayı bu vatana bir borç olarak görüyoruz. Toplantımızın başta ülkemiz olmak üzere, bütün katılımcılar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinize şükranlarımı arz ediyorum” ifadelerini kullandı.

MMG Ankara Şube Başkanı Yılmaz Ada da tarımın bir sonraki evresinin “nesnelerin interneti” olacağını vurgulayarak, dijital sensörlerle donatılmış tarım makinelerinin, insansız traktörlerin ve uydu destekli arazi işlemenin tarımsal üretimin merkezine yerleşeceğini anlattı.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpay da ilerleyen dönemlerde dünyada temiz su ve gıdayla ilgili savaşların olabileceğine işaret ederek, çalıştayın başta gıda ve hayvancılık olmak üzere tüm alanlarda hayırlara vesile olmasını diledi.

Açılış konuşmalarının ardından TAGEM Genel Müdürü Gazi Kaya “Kamu, Özel Sektör ve Üniversite-Ar-Ge ve İnovasyon İşbirliği” konulu sunum yaptı. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Türker’in “Tarım 4.0: Akıllı Tarım ve Tarımda Dijitalleşme”, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Kafkas’ın “Biyoteknoloji ve Tarımda Yenilik Fırsatları” başlıklı sunumlarının ardından konuşmacılara, isimlerine İstanbul Beykoz’da dikilen fidanlar için hazırlanan sertifikaları takdim edildi. Sertifikalar; MMG Genel Başkanı Osman Balta, MMG Ankara Şube Başkanı Yılmaz Ada, MMG Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Metin Yılmaz ve MMG Ankara Şubesi Üyesi Ali Çiftçi tarafından Müsteşar Mehmet Hadi Tunç, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, TAGEM Genel Müdürü H. Gazi Kaya, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ufuk Türker ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Kafkas’a takdim edildi.

Çalıştay kapsamında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Hasan Özlü’nün yönettiği panelde; Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdür Yardımcısı Özgür Güven, TÜMOSAN Genel Müdürü Kurtuluş Öğün, Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Yıldız, Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Davut Keleş “Tarımsal Girdilerin Millileştirilmesi ve Ticarileştirilmesi” başlıklı konuda bilgilerini katılımcılara aktardılar.

Panelin ardından panelistlere fidan sertifikaları takdim edildi. Hatıra fotoğrafı ile MMG 1. Gıda ve Tarımda Yenilik Çalıştayı sona erdi.

ETKİNLİĞİN FOTO GALERİSİ