MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi 17-18 Ekim 2018 tarihlerinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in katılımıyla gerçekleşti.

Türkiye’nin yerli yeniliğini temsil eden zirvede, Ar-Ge tabanlı yerel kalkınmanın önündeki engellerin giderilmesi gibi birçok konu gündeme taşındı. Etkinlikte iki gün boyunca 12 oturumda toplam 56 konuşmacı yer aldı ve birçok ikili görüşme gerçekleştirildi.

Etkinliğin açılış konuşmacılarından olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin yerli teknoloji ve yüksek katma değer anlayışıyla “Bağımsız Enerji Güçlü Türkiye” hedefine hızla ilerlediğini ve her projede yeniliği ve yerlileşmeyi teşvik ettiklerini anlattı.

Enerjide bağımsızlığı sağlamak için sadece kaynakların keşfi değil, bu kaynakları işleyecek teknolojik altyapıyı kurabilmenin de önemini çok iyi kavradıklarını ifade eden Dönmez, bu kapsamda geçen yıl gerçekleştirilen Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) güneş ve rüzgâr enerjisi ihalelerini anımsattı. Bakan Dönmez, rekor fiyatlarla tamamlanan ihalelerdeki temel meselenin sadece elektrik üretimi değil enerji teknolojilerinin de Türkiye’de üretilmesiyle bu alandaki bilgi ve tecrübenin millileştirilmesi olduğunu aktardı.

Elektrik üretim sektörünün yıllık 5 milyar dolar civarında yatırım yaptığını ve bu yatırımlarda kullanılan ekipmanların yüzde 50’sinin ithal olduğunu kaydeden Dönmez, bu ithalatın önüne geçmek için Ar-Ge’yi teşvik edecek modeller geliştirdiklerini söyledi. Dönmez, enerji teknolojilerinin geliştirilmesi adına ulaşmak istedikleri hedeflerden birinin de “know how” transferiyle mevcut bilgi ve tecrübeyi daha ileri taşımak olduğunun altını çizdi.

Tüm bilimsel, teknolojik ve sosyal gelişmelerin sistemli ve sürdürülebilir Ar-GE çalışmalarının ürünü olarak ortaya çıktığını vurgulayan Dönmez, “Burada yatırım ve büyük bir sabır gerekiyor. Yüksek katma değerli ürün ortaya koymanın ilk şartı da Ar-Ge’den geçiyor” ifadelerini kullandı.

“GELECEKTEKİ PROJELERİMİZİ TAMAMEN YERLİ YAPABİLİRİZ”

Özellikle nükleer enerji santrallerinin kurulma ve işletilme süreçlerini bu açıdan çok önemli bulduklarını ifade eden Dönmez, “Nükleerde yaptığımız ortaklıklar hem enerjimizi daha bağımsız hale getirecek hem de gelecekteki projelerimizi tamamen yerli olarak yapma imkanı sağlayacak. Madenlerde de katma değerli ürün dönemini başlatıyoruz. Madenleri fabrika ve teknoloji yatırımı şartıyla ihaleye çıkarmaya başlıyoruz” diye konuştu.

Dönmez, bakanlığın birçok kurumunun da Ar-Ge ve teknoloji çalışmaları üzerine üniversitelerle iş birliği içinde olduğunu ve Nadir Toprak Elementleri Araştırma Enstitüsü’nün açılarak yenilenebilir ve temiz enerji teknolojilerinde de çalışmalar yapılacağını anlattı.

Bor madeniyle ilgili birçok Ar-Ge projesine imza atıldığını belirten Dönmez, savunmadan tarıma birçok projeye bakanlık olarak destek verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini bildirdi. Dönmez, tek başına Ar-Ge ve inovasyon stratejisinin işe yaramadığını, aynı arz güvenliğinde olduğu gibi burada da çeşitliliğe ihtiyaç olduğunu vurguladı. Bu sebeple Ar-Ge ve inovasyonda stratejilerini birkaç alt unsura ayırdıklarını belirten Dönmez, “Kalifiye insan yetiştirmek, temel bilimler alanında akademisyenleri bir araya getirerek Ar-Ge destekleri sağlamak ve özel sektörü tek başına Ar-Ge’ye teşvik için kurumların ayırdığı bütçenin kullanılmasını sağlamak gerekir” değerlendirmesinde bulundu.

“AZİZ SANCAR’LAR OLARAK HATIRLANABİLİRSİNİZ”

Dönmez, geçen yıl bir anket yaptırdıklarını ve en büyük Ar-Ge desteklerini hangi üniversiteler alıyor ve buralarda neler yapılıyor diye araştırdıklarını belirterek şöyle devam etti:

“Ankara, İzmir ve İstanbul’da bulunan üniversiteleri bu alanda ağırlık kazanıyor. Güneş ve rüzgâr enerjisi en çok çalışılan alanlar olarak karşımıza çıktı. Pil ve elektrikli araçlar ise bu alanları takip ediyor. Üniversitelerimizde Ar-Ge için yaklaşık 244 milyon liralık bir harcama olmuş, bunun 80 milyonu güneşle ilgili çalışmalara ayrılırken harcamaların bir kısmı bina yapımı için kullanılmış. 40 milyon lirası rüzgâr ve 30 milyon lirası da pil ve elektrikli araçlar için harcanmış. Aynı zamanda, nesnelerin interneti, e-otomasyon, verimlilik ve izleme sistemleri alanlarında güçlü bir girişimcilik altyapısı olduğunu söyleyebilirim.”

Konuşmasını genç mimar ve mühendislere seslenerek tamamlayan Dönmez, şu tavsiyelerde bulundu:

“Meslekte uzun yıllar emek harcamış bir büyüğünüz ve abiniz olarak sizlere bir tavsiyede bulunacağım. Yeniliğe öncülük etmekten, risk almaktan asla çekinmeyin. Uzun vadeli gelişiminizden kısa vadeli karlar karşısında vazgeçmeyin. Kişisel ve mesleki gelişiminizi medeniyet değerlerinizle harmanlayarak yarın ki Türkiye’yi sizler kuracaksınız. İç ve dış düşmanlar geleceğinizi karartmaya, spekülatif saldırılarla bizleri geri bırakmaya çalıştıkça daha fazla yerli teknoloji ve üretim yaparak onlara gereken cevabı hep birlikte vereceğiz. Gençler olarak bu cevabı önce siz vereceksiniz. Sizler, bugün ve ileride yapacaklarınızla daha müreffeh bir Türkiye’ye ulaşmak için çalışan Nuri Demirağ ve Aziz Sancar’lar gibi de hatırlanabilirsiniz. Ya da faydalı her projeye karşı çıkan bazı mimar ve mühendisler gibi de hatırlanabilirsiniz. Seçim sizin elinizde.”

Bakan Dönmez, daha sonra sergi alanındaki stantları gezerek projeler ve yerli elektrikli otomobil hakkında bilgi aldı.

Etkinliğin açılış konuşmacılarından bir diğeri olan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bu dönemde Türkiye’de katma değerli üretim ve teknoloji odaklı bir yapısal dönüşüme ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Bu dönüşümün; sürdürülebilir büyüme, yüksek istihdam, güçlü ödemeler dengesi ve düşük enflasyon hedeflerine ulaşmada önemli bir rol oynayacağını vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

“Bu noktadan hareketle milli teknoloji, güçlü sanayi vizyonuyla yola çıktık. Bürokrasinin azaltıldığı, araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin kaynaklara daha hızlı erişebildiği, çözüm odaklı ve proaktif bir yaklaşım benimsiyoruz. Büyük ideallerimiz, ulaşmak istediğimiz hedeflerimiz var. Bu hedeflere, yenilikçi politikalarımızın ekonomik değere dönüşmesiyle ulaşabiliriz. Geçtiğimiz 14 senede, Ar-Ge harcamaları, Ar-Ge kültürü ve insan kaynağı bakımından ciddi bir mesafe kaydettik. Milli gelir içindeki Ar-Ge harcamalarının payını ikiye katladık, özel sektörün Ar-Ge harcamaları içindeki payını yüzde 29’dan yüzde 54’e yükselttik, insan kaynağı açısından kapasiteyi artırdık ve tam zaman eş değer (TZE) Ar-Ge personeli sayısını 29 binden 134 bine çıkarttık. Yeterli mi? Elbette değil, yürüyecek daha çok yolumuz var.”

Varank, Ar-Ge ve yenilik destek programlarını hedef odaklı, iş birliğine dayalı, uzun vadeli ve yüksek katma değer üretmeye yönelik yaptıklarını, bu kapsamda Ar-Ge alanında bakanlık, KOSGEB ve TÜBİTAK aracılığıyla birçok destek ve kolaylık sağladıklarını anlattı.

Ar-Ge ve tasarım faaliyetlerini kendi bünyesinde yapmak isteyen firmalara “Ar-Ge Merkezi ve Tasarım Merkezi Belgesi” verdiklerini anımsatan Varank, “Bu belgeye sahip firmalar; vergi indirimi, sigorta prim desteği, gelir vergisi stopajı ve damga vergisi istisnası gibi imkânlardan faydalanıyorlar. Şu an faaliyette bulunan 998 Ar-Ge merkezinde 54 bin Ar-Ge personeli çalışıyor. Bu merkezlerde biten proje sayısı 21 bine ve devam eden proje sayısı 12 bine ulaşmıştır” diye konuştu.

“SON 14 SENEDE TEKNOPARKLARA 750 MİLYON LİRA ÖDENEK SAĞLADIK”

Mustafa Varank, geçen gün kamuoyuna ilan edilen Özgün ve Milli Helikopter T-625’in Ar-Ge merkezi desteğinden yararlanan bir proje olduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Teknoparklar vasıtasıyla üniversitelerle sanayicileri, teorik bilgiyle pratiği bir araya getiriyoruz. Faaliyetteki 58 teknoparkta, yüksek teknolojili ürünler yerli imkân ve kabiliyetlerle geliştiriliyor. Son 14 senede teknoparklara 750 milyon lira ödenek sağladık. Bildiğiniz gibi teknoparklarda yer alan işletmeler, birçok vergisel muafiyetler ve prim istisnası gibi teşviklerden yararlanıyor. Bu destekler sayesinde teknoparklarımızda 5 bin 68 işletme faaliyet gösteriyor, yaklaşık 50 bin kişi istihdam ediliyor. Bakanlık olarak önümüzdeki dönemde teknopark ekosistemini daha da güçlendirecek, yeni fikirlerin ve girişimcilerin desteklenmesine odaklanacağız.

Ekonomimizin bel kemiği olan KOBİ’ler için KOSGEB aracılığıyla bir dizi Ar-Ge desteği sunuyoruz. KOBİ Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı’yla teknoloji tabanlı ve ihracata yönelik üretimi teşvik ediyoruz. Ekonomik kalkınmanın sürükleyicisi olan girişimcilerimizin ve KOBİ’lerimizin, geleceğe en iyi şekilde hazırlanması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Bu kapsamda, yeni fikir ve buluşlara sahip KOBİ ve girişimcilerin geliştirilmesi için fikirden ürün aşamasına kadar gerçekleşen araştırma, geliştirme ve yenilik faaliyetlerini, teknolojik değeri yüksek ürünlerin seri üretime geçiş süreçlerini, yurt dışı pazarlara açılmalarını ve çeşitli finansman kaynaklarına erişim için yapacakları harcamaları desteklemekteyiz. Amacımız, KOBİ’leri, değişimi izleyen değil, değişimi yöneten işletmeler haline dönüştürmektir.”

Varank, TÜBİTAK aracılığıyla özel sektöre, üniversitelere ve araştırmacılara yönelik teşvikler verdiklerini hatırlatarak, “Özel sektör için TEYDEB, Sanayi Yenilik Ağ Mekanizması ve Bireysel Genç Girişimci Programı desteklerimiz aktif bir şekilde devam ediyor. Akademik alandaysa; araştırmacılarımıza proje desteklerimizi ve burslarımızı sürdürürken, teknoloji transfer ofislerini güçlendirici adımlar atıyoruz” dedi.

Bilim ve Ar-Ge kültürünün yaygınlaşmasını da çok önemsediklerini ifade eden Varank, Bilim Merkezi projelerinin bu amaca hizmet ettiğini, kurdukları merkezlerde, özellikle öğrencilerin bilime olan meraklarını tetikleyen sergilerle birlikte yaparak öğrenme esaslı bilim ve teknoloji atölyelerinin bulunduğunu anlattı.

Varank, Kocaeli ve Konya’da projelerin tamamlandığını, bu projelere toplamda 69 milyon lira destek sağladıklarını, Bursa, Kayseri ve Elazığ Bilim Merkezleri’ne ilişkin çalışmalarının devam ettiğini, ayrıca yılsonunda Üsküdar Bilim Merkezi’nin birinci fazını açmayı planladıklarını, 2019 yılı içerisinde Antalya ile Kepez Bilim Merkezi’ni açacaklarını bildirdi.

“YERLİ VE MİLLİ TEKNOLOJİLER İÇİN BİLGİ, YURT DIŞINDAN ÜLKEMİZE TRANSFER EDİLECEK”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, beşeri sermaye olmaksızın sadece hibe ve desteklerle yapısal dönüşümü gerçekleştirmenin mümkün olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bu noktadan hareketle Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı 100 Günlük Eylem Planı’nda da yer alan iki yeni program başlattık. Sanayi Doktora Programı, firmalarımızın nitelikli iş gücü ihtiyaçlarını merkeze alarak tasarlandı. Bu programla doktora eğitimi veren kurumlarla, Ar-Ge ve yenilikçilik alanında çalışan firmaların ortak projelerine destek veriyoruz. Bilim İnsanlarımızın Yurda Dönüş Seferberliği Programı ile ülkemiz açısından stratejik değer taşıyan projelere katkı sağlamak için alanlarında uzman, nitelikli araştırmacıların ülkemize gelmesini teşvik ediyoruz. Tersine beyin göçünü sağlamak adına Uluslararası Lider Araştırmacılar destek programını tasarladık. Bu programı daha önce Cumhurbaşkanımız ilan etmişti. İnşallah, biz şu anda altını dolduruyoruz, yakında çağrıya çıkılacak. Bu program, araştırmacılara sağlanan imkânlar açısından dünyada yeni ve öncü olma özelliği taşıyor.

Ülkemize gelen lider araştırmacılar, kendi Ar-Ge ekiplerini kurabileceklerdir. Ayrıca, yerli ve milli teknolojilerin geliştirilmesi için akademi ve sanayide ihtiyaç duyulan bilgi, yurt dışından ülkemize transfer edilecektir. Bu programı hazırlarken diğer ülkelerin aynı maksatla uygulamakta oldukları programları inceledik. Açıkçası gördük ki bilim ve teknolojide ileri seviyede kabul edilen ülkeler dahi, araştırmacıları ülkelerine çekebilmek için ciddi destekler sunuyorlar. Biz de bu rekabet koşullarının farkında olarak etkin olacağına inandığımız bir program hazırladık. Ümit ediyoruz ki, bu programla birlikte Türkiye’miz, Ar-Ge alanındaki yüksek dinamizmini, uluslararası deneyimle bütünleştirerek güçlü bir ivme yakalayacak.”

“81 İLDE 100 DENEYAP TEKNOLOJİ ATÖLYESİ KURACAĞIZ”

Mustafa Varank, geleceğin bilim insanlarını ve teknoloji girişimcilerini bulmanın, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine taşımada en önemli görevlerinden biri olduğunu ifade ederek, “Çocuklarımızın, benzersiz olan hayal güçlerini ortaya koymalarını istiyoruz. Deneyap Teknoloji Atölyeleri, işte tam da bu ülküye hizmet ediyor. Atölyelerde ortaokul ve lise öğrencilerimizin, robotik, kodlama, nanoteknoloji, siber güvenlik, nesnelerin interneti, tasarım ve üretim, mobil uygulama ve yapay zekâ gibi çeşitli alanlarda eğitim alması ve projeler geliştirmesini hedefliyoruz” dedi.

Bu atölyelerde verilen eğitimler ve kazanılan becerilerin, geleceği inşa edeceğini aktaran Varank, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı iş birliği ile 81 ilde 100 Deneyap Teknoloji Atölyesi kuracağız. İnşallah imzaları da bu ay sonuna kadar atıp ilk uygulamalara da başlayacağız” diye konuştu.

Varank, Ar-Ge ve teknolojik yeniliğin en somut çıktılarından birisinin de sınai mülkiyet hakları olduğunu vurgulayarak, son 16 senede yerli patent başvuru sayısının 21 kat, yerli patent tescil sayısının 27 kat arttığına dikkati çekti.

Ulusal patent başvurularında Avrupa’da 7’nci, dünyada 14’üncü olunduğunu ifade eden Varank, “120 bini aşan marka başvurusuyla son 6 yıldır Avrupa’da birinci sıradayız. Yine önemli bir rekabet aracı olan tasarım başvurularındaysa, Avrupa’da ikinci sıradayız. Sınai mülkiyet başvurularındaki bu değişim, Türkiye ekonomisinin kaydettiği gelişim ve değişimle büyük paralellik arz ediyor. Girişimcilerimizin sınai mülkiyet alanında haklarını korumak için her türlü desteği sağlamaya devam edeceğiz”şeklinde konuştu.

“SINAİ MÜLKİYET DEĞERLEME ŞİRKETİ’Nİ ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE FAALİYETE GEÇİRECEĞİZ”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, Türkiye’nin 1 milyon 600 bin tescile ulaşan bir sınai mülkiyet portföyünün bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“Bir yandan bu birikimi daha da artırmaya çalışırken, diğer yandan da ticari değere dönüşümünü sağlayacak mekanizmaları kurguluyoruz. Bu doğrultuda kurulan Sınai Mülkiyet Değerleme Şirketi’ni (TÜRKSMD) önümüzdeki günlerde faaliyete geçireceğiz. İlgili kurumlarımız eliyle çok sayıda destek programını hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki dönemde stratejik bir yaklaşımla bu destek programlarının birbirini tamamlayan bir nitelik kazanmasını sağlayacağız. Hem sanayide aramalı girdilerimizi hem de yüksek ölçekte tükettiğimiz ithal ürünleri yerlileştirme hedefiyle bir yerlileştirme programı hazırlıyoruz. Ar-Ge ve Ür-Ge desteklerimizi, yatırım teşviklerimizi bu program kapsamında sonuç odaklı değerlendireceğiz. Öncelikli ürün gruplarında yerli üretimi teşvik ederek sadece ihtiyacımız karşılamakla kalmayacak, dünya pazarlarına yüksek katma değerli ürünler ihraç eder hale de geleceğiz.”

Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunda, sadece bugünün değil, bundan 5-10 yıl sonrasının teknolojik seviyesini yakalamaya dönük işlerin öncelikli işleri olacağını belirten Varank, “Yapay zeka, blok zincir, siber güvenlik gibi alanların her birinde dikkatle takip edeceğimiz eylem planlarımızı hazırlıyoruz. İnşallah en kısa sürede bunları da kamuoyuyla paylaşacağız. Bize düşen görevleri sonuna kadar, en iyi şekilde yapmaya hazırız” dedi.

Mimar ve Mühendisler Grubu Genel Başkanı Osman Balta ise gerçekleştirdiği açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Sayın Bakanlarım ve değerli misafirler, Mimar ve Mühendisler Grubu’nun düzenlemiş olduğu 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi programına hepiniz hoş geldiniz şeref verdiniz.

1996 yılında kurulmuş olan Mimar ve Mühendisler Grubu, Türkiye genelinde 30 ilde teşkilatlanması olan, 4 binin üzerinde kayıtlı üyesi ile 20 yılı aşkın süredir ülkemiz sathında birçok hizmete imza atmış önemli bir sivil toplum kuruluşudur. Yıl içerisinde yapmış olduğu önemli etkinliklerden birisi olan MMG Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi programında bizleri bir araya getiren Cenabı Hakka sonsuz şükürler olsun.

REKABETÇİ GÜCE SAHİP OLABİLMEK İÇİN AYNI ANDA HEM YENİLİKÇİ HEM DE VERİMİ YÜKSEK ÜRÜNLER ÜRETEBİLİYOR OLMAK ZORUNDAYIZ.

4’üncü Sanayi Devriminin yaşandığı bir zaman diliminde artık, ülkelerin rekabet gücü, bilim ve teknoloji üretebilmesine, inovasyon yapma kabiliyetine ve kalifiye eleman yetiştirebilme kapasitesine dayandırılmaktadır. Çeşitliliğin arttığı, rekabetin kızıştığı ve ticari sınırların ortadan kalktığı günümüz dünyasında küresel piyasaların etkisi ve baş döndürücü teknolojik gelişmeler ülkeleri ve dolayısıyla da şirketleri kıyasıya ekonomik bir yarışa sürüklemektedir. İşletmelerin rekabette öne geçmelerini sağlayan fark yaratmak ve yenilikçi olmak, sürdürülebilir olabilmeleri için artık gerek şart haline gelmiş durumdadır. Rekabetçi güce sahip olabilmek için aynı anda hem yenilikçi hem de verimi yüksek ürünler üretebiliyor olmak zorundayız. Türkiye’nin dünyanın gelişmiş ülkeleri arasına girebilmesi için yüksek teknolojili üretime önem vermesi ve ülkemiz sınırları içerisinde faaliyet gösteren şirketlerimizin de sermaye yapılarının daha da güçlenebilmesi için, marka değerine sahip katma değeri yüksek ürün üretebilmeleri ve dünyanın diğer ülkelerine satabilmeleri gerekliliği aşikâr bir gerçektir. Ülkemizde özellikle son on yılda Ar-Ge çalışmalarına hız verildi. Şirketlerimiz artık öncekine nazaran geliştirdikleri inovatif ürünleri ile dünya piyasalarında yarışabilmek hususunda çok daha gayretli ve bilinçli bir seviyeye geldiler. Kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör şirketlerinin Ar-Ge birimleri ve sivil toplum kuruluşları, Ar-Ge çalışmalarını özendirecek yarışmalar düzenliyor, devletimiz bu çalışmaları teşvik edecek düzenlemeler yapıyor ve mekanizmalar geliştiriyor. Bütün bu çabalara karşın yüksek teknolojili ürünlerin genel sanayi üretimi ve ihracatımız içerisindeki payı istenilen oranda ve hızda ne yazık ki artmıyor. Çeşitli platformlarda dile getirildiği üzere, geliştirilen inovatif ürünlerin, ortaya konulan icatların sanayide ticari ürüne dönüşmesi aşamasında aksamalar meydana geliyor. Ülkemizde Ar-Ge ve inovasyon çalışmaları son yıllarda çok fazla olmasına rağmen inovatif fikirlerin ürüne dönüşememesi ya da ticarileşememesi sorunu yaşanmaktadır. MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’ni planlarken bu gibi sorulara çözüm bulmayı amaçladık ve icat ile ticari ürün arasındaki eksik halkaları tamamlamayı hedefledik. Mimar ve Mühendisler Grubu olarak amacımız özellikle Ar-Ge çalışmalarının tarafları olan kamu şirketleri, üniversitelerimiz ve özel sektör şirketlerinin Ar-Ge birimlerini bir araya getirerek, şirketlerimizin inovatif ürünlerini sergilemelerinin yanı sıra iki günlük zirve boyunca da konusunda uzman konuşmacılarla birçok sektörü ilgilendiren Ar-Ge ve inovasyona ilişkin soruların cevaplarını bulmak olacaktır. Bu sene üçüncüsünü düzenliyor olduğumuz zirve ve sergide yerli yeniliğin, yeniliğin ticarileştirilmesinin, yenilik tabanlı yerel kalkınmanın önündeki engelleri tartışacağız. Söz konusu engelleri aşmak için hem merkezi yönetim ve yerel yönetimler, hem de özel sektörle birlikte çözüm önerilerini ve alternatif modelleri konuşacağız. Özellikle ülke olarak yaptığımız yeniliklerin ileri teknolojiye sahip katma değeri yüksek ürünlerin uluslararası pazarlarda da boy göstermesi açısından, dünya pazarlarına açılmada engel olan sertifikasyon konusunda öz yeterlilik sorunumuzu tartışacağız.

BU ZİRVEDE ÖZELLİKLE TÜRKİYE’NİN MİLLİLEŞTİRME VE YERLİLEŞTİRMEDE İHTİYAÇ DUYDUĞU KONULAR TARTIŞILACAK

Ülke olarak geldiğimiz bu aşamada, bilgi ekonomisini merkeze alarak teknolojiyi sadece kullanan değil aynı zamanda üreten bir ülke konumuna gelmesi, yeni kalkınma hamlesiyle birlikte, sanayide yüksek teknolojiye sahip ürün üretmek zorunluluğumuz var.

Bu yıl üçüncüsünü düzenlediğimiz MMG Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’nde Ar-Ge Merkezleri, Üniversitelerimizin Teknoparkları, Kalkınma Ajansları ile Organize Sanayi Bölgeleri’nde ve özel şirketlerimizin Ar-Ge bölümlerinde geliştirilen inovatif ürünleri aynı platformda buluşturuyoruz. Geçen yıl 100’ün üzerinde firma katılmış ve 500’ün üzerinde proje sergilenmişti. Bu sene bu sayı geçtiğimiz senenin üzerinde gerçekleşti. Önümüzdeki yıllarda bu zirveyi ulusal bir zirveden uluslararası bir zirveye dönüştürmeyi planlıyoruz. Bu zirvede özellikle Türkiye’nin millileştirme ve yerlileştirmede ihtiyaç duyduğu konular tartışılacak ve çözüm önerileri geliştirilecek. Siber Güvenlik, Sanayinin Dönüşümü, İnternet Ekonomisi, Savunma ve Havacılıkta Gelişen Teknolojiler, Enerjide Dönüşüm ve Enerji Dağıtım Hatları, özellikle göçün önlenmesinde önemli bir unsur olan Yerel Kalkınma, Sertifikasyonda Öz Yeterlilik, Sağlıkta Dönüşüm ve Biyo Teknoloji, Akıllı Ulaşım, Şehir ve Çevre konuları, Paranın Dünya Ticaretindeki Dönüşümü, Yerlileştirme Hususunda Başarı Hikayeleri gibi konular zirve programında yer alacak.

ÖNEMLİ İŞLERİN ARKASINDA HER ZAMAN BÜYÜK BEYİNLER VARDIR

Bu zirveyi ve sergiyi özellikle üniversitelerimizin mühendislik bölümlerinde okuyan öğrenciler izleyecekler. Ülke olarak Ar-Ge ve inovasyonla ileri teknolojili ve yüksek katma değerli ürün üretebilmemiz için öncelikle bütün bunları gerçekleştirecek iyi eğitim almış, yetenekli, deneyimli insanlara ihtiyaç var. Bütün altyapı, stratejiler ve diğer etkenler eksiksiz olarak hazır olsa bile başarının merkezindeki en önemli unsur yetişmiş insandır. Önemli işlerin arkasında her zaman büyük beyinler vardır. Yüksek teknolojili ürünler üretebilmemiz için öncelikle çabamızı yetişmiş insan gücüne harcamamız gerekiyor. Bu beyinlerin yetişmesinde üniversitelerimizin ve sanayinin yanında bu gibi platformlardaki etkinlikleri takip etmelerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayelerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı destekleriyle, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, TÜBİTAK, TOBB, İTO, DEİK’in katkıları ile gerçekleştirdiğimiz MMG 3. Ar-Ge İnovasyon Zirvesi ve Sergisi etkinliğine destek veren, Üniversitelerimiz, Teknoparklar, Kalkınma Ajansları, AR-GE Merkezleri ve Sergi’de yer alan bütün özel sektör şirketlerimize, kamu kuruluşlarımıza ve onların çok değerli temsilcilerine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.

Organizasyonda desteklerini esirgemeyen başta ana sponsorumuz olmak üzere bütün sponsorlarımıza teşekkür ederiz.

İki gün sürecek bu önemli etkinliğin kurumlarımıza, şirketlerimize, üniversitelerimize, takipçilere ve nihayetinde ülkemize maksimum fayda sağlamasına vesile olmasını temenni ederken katılımlarınızdan dolayı hepinize şükranlarımı arz ediyorum, sağ olun var olun…”

3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi kapsamında gerçekleştirilen “Sanayinin Dönüşümü: Yapay Zeka, Robotlar ve Nesnelerin İnterneti” başlıklı panelin moderatörlüğünü yapan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Fatih Kacır, sanayinin dijital dönüşümünün her zamankinden daha çok bakanlık gündeminde olduğunu söyledi.

Dijital dönüşümün sunduğu fırsatları iyi değerlendirmek gerektiğinin altını çizen Kacır, “Hem bakanlık olarak hem de ilgili kuruluşlar eliyle sanayinin dijital dönüşümünü desteklemeye gayret gösteriyoruz. TÜBİTAK’ın bu alana verdiği desteklerin toplamı 1,6 milyar lira. Bu desteklerin yüzde 21’i sensörler, elektronik devreler, yüzde 20’si haberleşme sistemleri, yüzde 15’i yapay zeka, yüzde 15’i robotik, mekatronik ve yüzde 10’u veri tabanları alanlarında verilmiş. Bu destekler neticesinde görüyoruz ki Türkiye olarak önemli bir kapasiteyi oluşturmuş durumdayız. Şimdi ana platformların milli ve özgün olarak üretilmesi, bizim için öncelikli. Çünkü biz sanayinin dijitalleşmesinde kritik altyapıların milli ve özgün olarak geliştirilmesini de çok önemsiyoruz” şeklinde konuştu.

Kacır, beş yıl içerisinde Nesnelerin İnterneti pazarının 1,7 trilyon dolar olacağının öngörüldüğüne dikkati çekerek, pazarın mevcut halinden üç kat büyümüş olacağını bildirdi.

Türkiye’nin söz konusu pazarda eriştiği kapasiteye de değinen Kacır, hâlihazırda teknoloji geliştirme bölgelerindeki firmaların 94’ü yapay zekâ, 27’si nesnelerin interneti üzerine çalıştığını, Ar-Ge merkezlerinin ise 22’sinin yapay zekâ, 15’inin de nesnelerin interneti alanında faaliyet gösterdiğini bildirdi.

Kacır, şunları kaydetti:

“Açık kaynak kodu çok önemsiyoruz. Yakın bir zamanda Bakanımız da ilan edecekler, bir açık kaynak kod platformu kurmuş olacağız. Bunu birkaç açıdan önemsiyoruz, güvenlik açısından önemsiyoruz. Açık kaynak kodlu yazılımların kamuda kullanımlarını teşvik etmek istiyoruz. Bağımlılıktan kurtulmak anlamında bunu önemsiyoruz. Hem de bunun aslında büyük bir yazılımcı ordusu yetiştirmek açısından bir fırsat olacağına inanıyoruz. Dünyadaki açık kaynak ekosistemine entegre edeceğimiz, hızlıca eğiteceğimiz bir yazılımcı ordusunu Türkiye’de kurabiliriz. Şu an olmamız gereken noktadan çok gerideyiz. Dünyada 24 milyon geliştirici var. Türkiye’de ise tahminen 18-20 bin geliştirici var. Dünya nüfusundaki payımıza bakarsak, en az 200 bin geliştiricimizin olması lazım. Buna da bakanlık olarak öncülük edeceğiz.”

3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi kapsamında gerçekleştirilen “İnternet Ekonomisi: İletişim Sektörünün Yenilikçi Dönüşümü” başlıklı panelin moderatörlüğünü yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Ar-Ge ve inovasyonun, kalkınmanın ve rekabetçiliğin en önemli iki aracı olarak nitelendirilebileceğini belirtti.

Bu yıl 3’üncüsü düzenlenen MMG Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’nin, Türkiye’nin geleceğine ışık tutacak bir zirve olacağını ifade eden Sayan, şunları kaydetti:

“Hakkında konuştuğun şeyi ölçebildiğinde ve onu numaralar şeklinde ifade edebildiğinde gerçekten o şey hakkında bir şey biliyorsundur. Hakkında konuştuğun şeyi numaralarla ifade edemiyorsan bilgin ancak yüzeysel ve yetersiz seviyede demektir.’ 19. yüzyılın büyük bilim adamlarından Lord Kelvin söylemiş. Etrafımızdaki hemen her şeyin dijitalleşmesi, son zamanların en önemli fenomeni olmuş durumda. Daha önce sektörün içinde olanların dahi tahayyül etmekte ve çoğu zaman da telaffuz etmekte zorlandıkları exabyte ve zettabyte gibi ölçüler, dünyada üretilen dijital veriler mevzubahis olduğunda sıkça kullanılan kavramlara dönüşmüş durumda. Aslında gelişme bu şekilde devam ederse saklayabildiğimiz data açısından adeta metrik sistemi tüketeceğiz. Bu datanın saklanmasıyla ilgili maliyetlerin düştüğü de bir dönemdeyiz.”

“YENİLİKÇİ DÖNÜŞÜMÜ YERLİ VE MİLLİ UNSURLARLA YAPABİLDİĞİNİZ ÖLÇÜDE VARSINIZ”

Ömer Fatih Sayan, bazı araştırmalara göre, 2021 yılına kadar toplam internet trafiğinin 3,3 zettabyte’a ulaşacağını aktararak, “Bu rakam da 2015-2021 arasında 127 katlık bir artış anlamına geliyor. Yani yaklaşık 700 milyar adet DVD’ye depolanacak bir veriden bahsediyoruz. Hayal gücümüzü dahi zorlayan bir gelişim hızı ile karşı karşıyayız. Ülkemiz açısından da durum farklı değil. BTK tarafından yayımlanan 3 aylık gelişmeler bülteninde yer alan internet trafiği verilerine baktığımızda, 2010 yılının son çeyreğinde toplam internet trafiği ülkemiz için 300 bin TeraByte bile değilken 2018’nin ikinci çeyreğinde 4,1 milyon TeraByte’ı aşmış durumda” şeklinde konuştu.

Tüm bu gelişmelerin sayısal çağın geçmiş dönemlere göre en ayırıcı özelliğinin bu değişim hızı olduğunu gösterdiğini vurgulayan Sayan, “Bildiğiniz gibi 4,5G ihalemizi yaptık. Yenilikçiliğe yerlilik ve millilik kavramlarını ekledik. Yenilikçi dönüşümü yerli ve milli unsurlarla yapabildiğiniz ölçüde varsınız” ifadelerini kullandı.

Sayan, datanın yerli ve milli olarak saklanmasının önemine işaret ederek, “Bunu sağlamak, adeta coğrafi sınırlarınızdaki güvenliğinizi sağlamak kadar önemli” dedi.

Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı’na 3 telekom şirketinin de destek verdiğini anımsatan Sayan, şirketlerin yatırımlarının artarak devam etmesinin önemli olduğunu ve onların hiçbir şeyden taviz vermeden yatırımlarını sürdürdüğünü kaydetti.

MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi etkinliğinin birinci gününde gerçekleşen oturumlar ve konuşmacılar:

TC. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç, “Dijital Dönüşüm ve Siber Güvenlik” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Oturum Başkanlığını Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır’ın gerçekleştirdiği “Sanayinin Dönüşümü: Yapay Zeka, Robotlar ve Nesnelerin İnterneti” başlıklı panelin konuşmacıları; Altınay Teknoloji Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Altınay, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Yerli Otomobil CEO’su Mehmet Gürcan Karakaş, Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Galip Aydın oldu.

Oturum Başkanlığını Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan’ın gerçekleştirdiği “İnternet Ekonomisi: İletişim Sektörünün Yenilikçi Dönüşümü” başlıklı panelin konuşmacıları; Türk Telekom CEO’su Paul Doany, Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, Vodafone Genel Müdürü Colman Deegan oldu.

Oturum Başkanlığını Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi’nin gerçekleştirdiği “Savunma ve Havacılıkta Paradigma Değiştiren Teknolojiler” başlıklı panelin konuşmacıları; TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, TUSAŞ Strateji ve Teknoloji Yönetimi Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Öztürk, Kale Grubu Başkan Yardımcısı ve Teknik Bölüm Başkanı Osman Okyay, HaberTürk Teknoloji Editörü ve Köşe Yazarı Güntay Şimşek, TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Metin Usta, Gür Metal Genel Müdürü Gürsel Yardımcı oldu.

MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi’nde birinci gün “Göksel Baktagir ile Doğu Rüzgârı Konseri” ile son buldu.

Etkinliğin ikinci gününde gerçekleşen oturumlar ve konuşmacılar:

Maltepe Üniversitesi Öğretim Üyesi PROF. Dr. Durmuş Günay, “Dijitalleşme ve Yenilik Felsefesi” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Oturum Başkanlığını MMG Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şen’in gerçekleştirdiği “Enerjide Dönüşüm: Yenilenebilir Enerji ve Enerji Dağıtım Ağları” başlıklı panelin konuşmacıları; DTKB Bakan Danışmanı Dr. Oğuz Can, GER Partners Strateji ve Araştırma Direktörü Emin Emrah Danış, Pure Energy Kurucu Ortağı Servet Akgün, İZGAZ Genel Müdürü M. Gökalp Özkök oldu.

Oturum Başkanlığını Elazığ Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’ın gerçekleştirdiği “Yerel Kalkınma: Yaratıcı Sektörler Ve Yenilikçi Yatırımlar” başlıklı panelin konuşmacıları; ZADE VITAL Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, ŞÖLEN Çikolata Yönetim Kurulu Üyesi Ali Erdoğan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Teknopark Genel Müdürü Dr. Orhan Çömlek oldu.

Oturum Başkanlığını Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Emine Alp Meşe’nin gerçekleştirdiği “Sağlıkta Dönüşüm: Medikal Cihazlar, İlaç Ve Biyoteknoloji” başlıklı panelin konuşmacıları; Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erman, Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikrettin Şahin, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengizhan Öztürk, VSY Biotechnology Dr. Ercan Varlıbaş, DESU Medikal Dr. Mehmet Sorar oldu.

Oturum Başkanlığını İBB Şehir Hatları Genel Müdürü ve MMG Genel Başkan Yardımcısı Yakup Güler’in gerçekleştirdiği “Şehirlerin Dönüşümü: Akıllı Ulaşım, Akıllı Şehirler ve Çevre” başlıklı panelin konuşmacıları; HUAWEI Ar-Ge Direktörü Wu Lianqing, İSBAK Genel Müdür Yardımcısı Dr. Fatih Dündoğan, Aselsan Ulaşım, Güvenlik, Enerji ve Otomasyon Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. İbrahim Bekar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdür Daire Başkan Vekili Dursun Yıldırım Bayar oldu.

TÜBİTAK-BİLGEM’den Doç. Dr. Mehmet Sabır Kiraz, “Dünya Parada Nereye Gidiyor: Blockhain Teknolojisi” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Oturum Başkanlığını Turkish Technic Genel Müdür Danışmanı Halil Tokel’in gerçekleştirdiği “Nasıl Başardılar: Turkish Technic Yerlileşme ve Yenilik Başarı Öyküsü” başlıklı panelin konuşmacıları; Director Marketing and Sales at Turkish Technic Çetin Tuğtağ, TEI Pistonlu Motorlar Müdürü Emin Tuzlu, Managing Director, R&D Executive and Board Member at SDM Research & Engineering Ertuğrul Tolga Duran, A Group R&D Center (AKIMMETAL – AKPLAS – AKSEM) Fırat Parlak, ENERA Enerji Teknolojileri LTD. ŞTİ. Ahmet Rasim Terziakın, Deputy General Manager at Gür Metal Investment Casting Handan Özçelik, Das Lager Business & Market Development Team Leader Alper Bodur, Panelist: HEMA Endüstri AŞ. İbrahim Durmuş, Botek Ar-Ge Kimya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Oktay, Founder and CEO at GALEN Tech. Alptekin Erman, TECHNO CAST Prof. Dr. Bülent Eker, Sağlam Metal AŞ. Volkan Koçak, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Özçelik, ERFA Makine General Manager Faruk Onan, Inderpendent Design Professional Bilge Kum oldu.

MMG 3. Ar-Ge & İnovasyon Zirvesi ve Sergisi etkinliği MMG Genel Başkanı Osman Balta’nın kapanış konuşmalarının ardından sona erdi.